Avatar filmi
16 Aralık 2009

>Sinema tarihinde bir devrim olarak adlandırılan Avatar hem teknik özellikleriyle hem de alt metinleriyle devrim kavramının içini mükemmel dolduruyor.
Avatar bir devrim. Hem Avatar’ı çekmek için yapılan özel kameralar hem de bu kameralar sayesinde gerçek oyuncuların yüz ve vücut hareketlerinin yüzde seksen oranında animasyon karakterlere aktarılabilmesi bu devrimin ana nedeni. Bu yenilikleri yazımızın devamında detaylı olarak okuyabileceksiniz. Fakat Avatar’ın devrimi sadece bu teknik özelliklerinden ibaret değil.
Bir sinema eleştirmeni olarak filmin alt metinlerini en az teknik özellikleri kadar önemsiyorum. James Cameron bu anlamda da bir başyapıt ortaya çıkarmış. Cameron dünyanın sürüklendiği sondan ve bu sona sebep olan şu anki sistemin işleyişinden o kadar umutsuz ki kendi cennetini yaratmış.
Çevresel felaketlerin yok ettiği dünyanın kapitalist ve emperyalist güçlerinin uzayda bulduğu bir gezegeni sömürgeleştirme çabasıyla beraber nasıl insanlıklarından uzaklaştığını şiirsel hatta resimsel bir dille yorumluyor. Sömürgeleştirilmek istenen gezegenin adını Pandora koymuş. Bu isim seçimi çok önemli çünkü günümüzde Pandora’nın Kutusu kötülükler, dertler için kullanılır. Halbuki efsaneye göre Pandrora Kutusu açıldığı zaman kötülükler dünyaya yayılır ama içinden çıkmayan tek şey umuttur. Yani Pandora’nın kötülükleri çıkmış iyiliği içinde kalmıştır. İşte Cameron’un gezegeni Pandora böyle bir dünya.
Bu gezegende Navi adlı bir ırk yaşar. Bunların özelliği yaşadıkları gezegenle hem fiziki olarak hem de ruhani olarak bütünleşme içinde olmalarıdır. Gezegen bu ırkla beraber yaşar, beraber mutlu olur, beraber ağlar. İnsanlar ise gezegenin atmosferi yüzünden Pandora’da maskesiz dolaşamazlar. Dünyadan gelen sömürgeciler gezegenin maden zenginliklerine gözlerini dikmişlerdir.
Paralı askerler işi kısa yoldan bitirip bütün Naviler’i yok edip gezegene sahip olmak ve dünyanın ruhunu nasıl kirletmişsek Pandora’yı da aynı sonla yüz yüze bırakmak isterler. Şirketin bilim adamları da aynı sonuca daha yenilir yutulur bir tarzda ulaşmak için değişik bir yöntem kullanırlar. Navi ırkının genleriyle insan ırkının genlerinin birleştirilmesinden Naviler’e benzer organik robotlar oluşturmuşlardır. Bunların kullanıcısı olan insanlar uyutulup bilinçleriyle bu Naviler’e benzeyen robotlarla Pandora’da yaşayabilirler. Savaş kaçınılmazdır.
Cameron’un yarattığı Navi ırkının Amerikalı yerlilerle taşıdığı benzerlik çok ortada. Üstelik Şamanist bir inanışa ve felsefeye bağlı oldukları da gözüküyor. Cameron, Şamanizm’in doğayla olan barışıklığından o kadar iyi yararlanmış ki kendi evrenini ve inanç sistemini yaratmış. Filmin finalinde saldırganların dünyaya gönderilmesi bana Cennet’ten kovulan insanoğlunun kaderini hatırlattı. Pandora aslında bizim dünyamız. Bu dünyayı sürekli kirleterek bir sona sürüklüyoruz. Böylece dünyayı kaybetmekle beraber cennetimizi de kaybediyoruz. Filmin bu alt metni bile Avatar’ın sinema tarihinin en önemli yapımlarından birisi olmasına yeter. Muhteşem bir film.
YENİ TEKNİKLER
Eylül 2006′da Cameron filmi 3D çekmek için yeni bir kamera sistemi kullanacağını açıkladı. Filmin sinemalarda gösterim tarihi daha sonra 2008 yazından 2009 yazına çekildi. Film büyük ölçüde bilgisayarda yaratılmış, motion capture tekniğiyle anime edilen fotorealistik karakterlerden oluşturuldu. Teknik açıdan bir diğer yenilik de “performance-capture-stage”di. Bu teknikle oyuncuların yüz ifadeleri ve duygusal tepkileri yakalanıp bilgisayarda işlenebildi. Oyuncular bunun için üzerindeki kamera ile yüzünü ve gözlerini çeken bir kep taktılar. Bu sayede Cameron, Sam Worthington ve Zoe Saldana’nın oyunculuklarının yüzde 95′ini dijital karakterlere aktarma şansını yakaladı.
SOUNDTRACK
Avatar’ın belki de Titanic gibi efsane olacak şarkısını ise Leona Lewis seslendirdi. Titanic’te Celine Dion’un seslendirdiği “My Heart Will Go On”‘ gibi Avatar’ın tema şarkısı “I See You”nun da bestecisi James Horner’dı.
VIRAL MARKETING
Avatar’ın ilk fragmanı 20 Ağustos 2009′da internetten yayınlandı. Aşırı yüklenme yüzünden site kilitlendi. İlk gün fragman internetten 4 milyon kez indirildi. Bu bir fragmanın ulaştığı en yüksek rakamdı. 21 Ağustos 2009′da ABD’deki 101 IMAX sinemasında ve diğer ülkelerdeki 238 sinemada filmin ilk yarısından sahneler içeren 16 dakikalık bir bölüm yayınlandı.
DEV BÜTÇE
Filmin yapımcısı John Landau, 2009 Kasım’ının sonlarında bir ay sonra gösterime girecek olan filmin 30 dakikalık bölümünün henüz tamamlanmadığını açıkladı. Landau’nun söylediğine göre ses mix ve özel efektler fazla zaman aldığı gibi filmin en masraflı kısmını da oluşturduğunu ki bunun da Avatar’ın bugüne kadar yapılmış en pahalı film olmasına neden olduğunu söyledi. Pazarlama bütçesiyle birlikte Avatar’ın 500 milyon dolar sınırını aşacak ilk film olduğu söyleniyor. Ama Cameron bu parayı geri alma potansiyeli yüksek bir yönetmen. Sonuç olarak o 1,8 milyar dolarla gişede patlama yaratarak tüm zamanların en başarılı filmi olan Titanic’in yönetmeni.



Yorumlar
Yorumlariniz onaylandikdan sonra yayinlanacakdir!