Asalet
Kovuldum… Aslında fena olmadı. Zaten onca görgüsüzlüğe artık dayanamıyordum. Alacağımı alıp ilişiğimi kestirdim ve çıktım. Hava pırıl pırıldı. Güneş olanca sıcaklığıyla nihayet baharı getirmişti. Ağaçlardaki çiçekler,yol kenarlarındaki çiçekler, şu gencin elindeki çiçekler ve yolun karşısında,küçük adımlarıyla yürüyen esmer çiçek… Geze geze Büyük Park’a kadar gittim. Simitçiden iki çıtır susamlı simit alıp bir banka oturdum. Havanın [...]
Dik
Kalemi dik tutmuşuz, yaprağı mecburen yatırmışız da, incitmemişiz, canını yakmamışız. Kılıcımız kınından dimdik bir yıldırım gibi çıkıvermiş, kana bulanmadan yerini bulmamış da, aman dendi mi; erimiş kalmış bileklerimiz, avuçlarımız arasında. Sevgiliye çiçeklerimiz olmuş, dimdik kardelenlerimiz karın içinden fışkırmış da, önünde başımızı yere eğmişiz, kelamlarımız susmaktan ibaret kalmış. Minareleri dimdik yükseltmişiz, seccadelerimizi mecburen sermişiz de, örselememiş, [...]
Bir Kitabın Öyküsü
Eskiden hayatımın daha normal olduğu vakitler, yani kendime de, çevremdekilere de ayıracak vaktimin daha bol olduğu zamanlar, fırsat buldukça huzurevi ziyaretine giderdim. O zamanlar Ankara´da, yalnızca iki tane huzur evi vardı. Biri Seyran bağları´nda, diğeri Yenimahalle´deydi. Bayramları ya da hafta sonlarını beklemez, bir boşluk yakaladığım herhangi bir gün giderdim. Sonradan sonraya bir sürü özel huzurevi [...]
Tik-Tak
Orta yerimden tutturulmuş, kalmışım. Dön babam dön akşama kadar. Ne zaman bitecek bu ıstırap, bilmiyorum. Arada bir durup kalasım geliyor olduğum yerde. Duramıyorum. Tik tak, tik tak; bir şey çevirip duruyor beni, anlamıyorum. Sana bir kavuşup bir ayrılmak ne acı, anlatamıyorum.
Şu Uzun var ya uzun, gıcık oluyorum. Nasıl da hızlı hızlı dönüp duruyor, nasıl da [...]
Tebessüm
Niyetim sadece bir fotoğrafını çekmekti.Ama her şey o kadar hızlı gelişti ki;ben makinemi hazır edip objektifimi ayarlayana kadar gözden kayboldu…Parmağım deklanşörümde kalakaldım.Bir kaç saniye içinde hızla karar verip,arkasından koşarak peşine düştüm.Kalabalığın içinde ikimiz de kaybolduk.Etrafta bir sürü insan vardı ve herkes birbirine benziyordu.Herkes sarışın gibi,herkes kumral gibi,herkes esmer gibiydi.Herkes yarı çıplak gibiydi.Herkes ayakkabısız,terliksizdi.Herkesin gözü [...]
Hasret
TABUT- Biriniz de kalın benimle / Boşluktur içimde üşüyen / Elden ele taşırken iyi de / Canım yanıyor boş beklerken / Yalnızlık bana da aynı / Siz toprakta ben avluda / İçin için çürürken…
Herkes beni bekliyor. Birazdan arabalar yanaşacak, meftayı indirecekler ve yerleştirecekler. İmam duasını yapacak, suallerini soracak ve sonra hep bir ağızdan Âmin diyecekler…
Buranın [...]
Plastik
“Güzelin sinesinde göğüsleri plastik, bağlamanın tezenesi elinde plastik.
Hangi yâre, neyle türkü yakacağız?”
Yoksunuz. Yalnızca biz değil, bütün insanlık yoksun… Anadolu’yu gezin dolaşın, Antep’e, Urfa’ya, Sivas’a, Çankırı’ya, Ankara’ya bakın. İstanbul’a kadar her yerde bu yoksunluğu göreceksiniz. Maldivler’den Paraguay’a, Batı Avrupa’dan Hindistan’a kadar böyledir. Bütün kahvelerde, lokantalarda, kantinlerde plastik sandalyelere oturacaksınız. Parklara ve çay bahçelerine serpiştirilmiş, çoğunlukla beyaz [...]
De Javu
Sevmediğim insanların sesleri kulaklarımda. Gözlerimi kapatsam da, tanımadığım tanıdıkların yüzlerini gözlerimde. Kokulara aşina değilim ama sanki çocukluğumdan kokular burnumda. Âşık olmadığım kadınların parmak uçları dudaklarımda, sevmediğim kadınların teri sinmiş üstüme. Ne ara bu kadar kandırıldım, ne zaman bu kadar aldatıldım? Bacaklarımın üstüne yükseldiğim toprak karnımı doyuran ekmeğe yabancı, sofra bana, ben sofraya yabancıyım. Çatal kaşıklara [...]
Satılık Barış
Her sabah erkenden uyanıp pazara çıkmak ve tezgâhın üzerine bunca şeyi aynı düzen ve intizamla dizmek zor olmuyor mu, diyorlar… Hayır, hiç zor değil. Bu benim işim, ben de bundan para kazanıyor, geçimimi sağlıyorum. Gelip geçenlerle, alıcı olsunlar ya da olmasınlar sohbet etmek, gündelik yaşamdan iki kelam edip arada birkaç parça da satış yapmak [...]
Amin
Gözüm ayaklarında, daha doğrusu ayakkabılarında… Yürüyorlar, duruyorlar, bacak bacak üstüne atanlar var. Peh, amcanın da bağcıkları çözülmüş, haberi yok… Hızlı hızlı yürüyor şu; ne acelesi var anlamadım. Şu kızın ökçeleri yiyilmiş iyice. Bu kadar insan işe mi gidiyor, gezmeye mi çıkmış bu sıcakta?
Buradan bize iş çıkmayacak anlaşılan… Sabahtan beri bekliyorum, herkes karıncalar gibi [...]



