Halit Ergenç ve Songül Öden röportajı
Halit Ergenç ve Songül Öden Acı Aşk filmi başrolleride alıyor. Halit Ergenç, “Aldatma asit gibi insanın bütün içini yakar. Hem insaniyetini hem ruhunu öldüren bir şey“ diyor. Öden de rol arkadaşıyla hemfikir: “Aldatan kişi en büyük zararı kendisine verir”
Acı Aşk’ filmini, gösterime girmeden gördüm. Çok eğlendim. Halit Ergenç’in oynadığı Orhan’ın trajikomik haline güldüm. ‘Acı Aşk’ı konuşmak için Halit Ergenç ve Songül Öden’le buluştuğumuzda, heyecanla “Filmi nasıl buldunuz?” diye sordular. Çok eğlendiğimi söyleyince aynı anda “Süper!” dediler. Mutlulukları gözlerinden okunuyordu. Öden ve Ergenç’le, aşkı, aldatmayı, kadın erkek ilişkileri ve filmi konuştuk:
‘Acı Aşk’ vizyona girdi. Bir adam ve ilişki yaşadığı üç kadının hikayesi anlatılıyor. Biraz bıçak sırtı bir senaryo mu?
Songül Öden: Senaryo beni aslında korkuttu. Hem çok çekici hem de çok korkutucu geldi. Oyuncular için zor bir sınavdı. Yönetmene teslim olduk.
Halit Ergenç: Senaryoyu ilk okuduğumda bu iş çekilemez dedim. Çok ince bir çizgisi vardı. Bu filmi bir kıl öteki tarafta oynasaydık, baştan sona enteresan bir komedi olabilirdi. Biz onu istemedik. Bütün olayları gerçek olarak kabul ettik. Senaryo bizim için çok sürprizliydi.
Oynadığınız Ayşe ve Orhan karakterlerini analiz edebilir misiniz?
S. Ö.: Bir adamı çok seviyor ve aşkı üzerine hatalar yapıyor. Sonuçlarına katlanıyor ve koşul ne olursa o adamı istiyor.
H. E.: Karakterleri düşündükçe oynayamayacak hale gelmiştik. Ucu açık cümleler, ifadeler var. Birçok noktaya çekilebilirdi. Bu bizi bayağı zorladı.
Çekimler bitip filmi izlediğinizde, neler hissettiniz?
H. E.: Bana film çok değişik geldi. Senaryoyu o kadar okuyup, çalışmış ve oynamış biri olarak filmi izlerken sanki ilk defa izliyormuş gibi çok defa güldüm.
S. Ö.: Şaşkınlık hissettim. Kendimi kaptırıp gülmemin keyfini yaşadım.
Hayata geliş sebebimiz aşk
Aşk gerçekten acıyı mı ifade ediyor sizin için?
H. E.: Aşk acıdır da, tatlıdır da. Hayattaki her şey aşk. Kaç duygu varsa hepsinde aşk var. Bence hayata geliş sebebimiz aşk.
S. Ö.: Aşksız kesinlikle çok tatsız tuzsuz olur hayat. Aşk bir yemek gibi. Hazımsızlık yapabilir, ağzında güzel bir tat bırakabilir, tekrar yemek isteyebilirsin ya da bir daha yemek istemeyebilirsin. Çok güçlü bir duygu.
Ayşe, Orhan’a çok aşık bir kadın ama buna rağmen aldatıyor. İnsan sevdiği adamı aldatır mı?
S. Ö.: Filmde ‘Olmaz ben bunu oynamam, böyle saçma şey olur mu’ dediğim tek nokta burasıydı. Özdeşleştiremedim, bir insan birini severken aldatamaz diye düşünüyorum. Aslında erkek güdüsüdür bu. Çivi çiviyi söker. Bu, kadında çok alışık olmadığımız bir durum.
Orhan sevdiği kadına evlenme teklif edeceği gün onu başkasıyla yatakta yakalıyor. Bir erkek için zor bir durum olsa gerek.
H. E.: Kadın için de, erkek için de sevgilisini başka biriyle yakalamak çok korkunç bir durum. Orhan gibi dünyası yıkılır herhalde.
Orhan üç ayrı kadınla ilişki yaşıyor. Bir erkeği bu duruma ne getirir?
H. E.: Herkes bu noktaya gelmez. Bu Allah’ın emri değil. Orhan’ın yargı sistemi ve tepkisi böyle. Belki başka bir erkek her şeye kendini kapatabilir.
Erkek ya da kadın neden aldatır?
H. E.:Ben seven insanın asla aldatamayacağını düşünüyorum. Aldatmak insanı öldüren bir şey. Hem insaniyetini hem de ruhunu öldürüyor. Aldatma asit gibi insanın bütün içini yakar.
S. Ö.: Kesinlikle seviyorsan aldatmazsın. Aldatma başkasını değil, kendini anlatma sürecidir. Aldatan kişi en büyük zararı kendine verir.
Evli bir adamla birlikte oluyorsunuz.?Bu duruma bakış açınız nedir?
S. Ö.: İçinde bulunmak istemeyeceğim ağır bir yük.
‘Gümüş dizisinde çok naif, sade bir kadındınız. Filmde oldukça seksi, cüretkar ve tutkulu bir kadın var.
S. Ö.: Seyirci beni görünce şaşırabilir. Benzer şeyi tiyatrodayken yaşamıştım. Bir hayat kadınını canlandırıyordum. Keşke hep farklı roller gelse.
Kadın izleyicilerin Orhan’a tepkileri ne olacak sizce?
H. E.: Kızacaklar ve nefret edecekler. Seyirci izlediği zaman mümkün değil ki kendi hayatından bir parça görmesin. Her ne kadar film absürt görünse de sinemadan çıktığı zaman düşündürecek.
Film vizyona girmeden önce sevişme sahneleriniz konuşuldu.
H. E.: Siz sevişme gördünüz mü?
Hayır görmedim.
S. Ö.: Rahatsız oldunuz mu?
Rahatsız olacak bir durum yoktu.
H. E.: Cevabı siz verdiniz. Filmde sevişme sahnesi yok. Onu bekleyerek gidenleri huzursuz etmeyelim ama (Gülüyor) öyle bir şey yok. Televizyonda görünenden fazla bir şey yok.
S. Ö.: Sevişme sahneleri kaçak.
H. E.: Toplasanız üç dakikayı geçmez. Film bu sahnelerden ibaret değil.
“Bergüzar beni hiç zorlamıyor”
“Bu sezon televizyonda yokum. Çocuğumun dünyaya gelişinden sonra bir süre birlikte zaman geçirmek istiyorum.
Babalık heyecanı çok müthiş bir şey. Doğuma 1,5 ay kaldı. Ailemizdeki herkes Ali’yi merakla bekliyor. Yeni bir insan tanıyacağız, çok heyecanlıyım, merak ediyorum. Orada duruyor ve büyüyor. Bergüzar beni hiç zorlamıyor, hiç kaprisli değil. Çok rahat ve iyi bir eş.
“Arapça kelimeler öğrendim”
“Gümüş dizisinden sonra başka bir projem olmadı. Arap ülkelerine çok gidip geldim. Orada inanılmaz bir ilgi var. Müthiş haz verici bir durum. Hatta birkaç kelime Arapça bile öğrendim. İçime cin girmiş gibi Arapça konuşup arkadaşlarımı çok güldürüyorum. Arap ülkeleri ve Balkanlarda konuk oyuncu olarak katıldığımız projeler, reklamlar oldu. Bir süredir orada çalışıyorum. Görünürde yeni projeler var.’”
RÖPORTAJ: İlknur TaşFOTOĞRAF: Ozan Güzelce * milliyet cadde



selen on 26 Mart 10
AÇIKÇASI FİLMİ İZLEYENE DEK BASİT SIRADAN OLAYLAR ÜZERİNE İŞLENMİŞ BİR YAPIT OLDUĞUNU DÜŞÜNÜYORDUM KOYU BİR SONGÜL ÖDEN HAYRANI OLARAK NEDEN FARKLI BİR ÇALIŞMA DEĞİL DİYE DÜŞÜNMEDİ
M DEĞİL DOĞRUSU; AMA İZLEYİP ANALİZ ETTİĞİMDE ÇOK SAHİCİ
VE EN ÖNEMLİSİ VERİLEN EMEĞİN ZORLAYICI KARAKTERLERİ YAKALADIĞINI GÖRDÜM BENCE ASIL SENARYODAN ÇOK İŞLEYİŞ DURUMU FİLMİN TEMESI TEŞEKKÜRLER!